Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?'de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, ODTÜ Mimarlık Bölümü’nde Kültürel Miras Koruma Lisansüstü Programı öğretim üyesi olan konuğumuz Prof. Dr. Güliz Bilgin Altınöz ile sadece modern mimarisi ile öne çıkması bakımından değil, aynı zamanda doğal çevresinin geliştirilmesine yönelik ekolojik yaklaşımı ve yerleşimin arkeolojik katmanlarının da kampüse katılarak kamuya mal edilmesi çalışmaları ile bütüncül bir eğitim kampüsü vizyonunu hayata geçiren ODTÜ’nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmasını konuşuyorlar.
Son yıllarda programımızda sık sık yıkılarak ortadan kaldırılan modern mimarlık mirası örneklerinden bahsetmek zorunda kalıyoruz. Buna karşılık, geçtiğimiz bayram sevindirici bir haber aldık: ODTÜ kampüsü UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kabul edilmiş! Konuğumuz UNESCO başvuru dosyasının hazırlık çalışmalarını bizzat yürüten ekipten olan, kendisi de ODTÜ’lü Prof. Dr. Güliz Bilgin Altınöz ile sadece modern mimarisi ile öne çıkması bakımından değil, aynı zamanda doğal çevresinin geliştirilmesine yönelik ekolojik yaklaşımı ve yerleşimin arkeolojik katmanlarının da kampüse katılarak kamuya mal edilmesi çalışmaları ile bütüncül bir eğitim kampüsü vizyonunu hayata geçiren ODTÜ’nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmasını konuşuyor, ODTÜ’nün "ODTÜ Kampüsü: Yaşayan Modern Kültürel Peyzaj" başlığıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınması sürecini, kampüsün korunması bakımından Geçici Liste’de olmanın önemini ele alıyoruz.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmek söz konusu kültürel ve doğal miras alanının dünya çapında sahiplenilmesi ve korunması anlamına geliyor. Ayrıca, miras alanının bulunduğu ülkelere de bir prestij getiriyor. UNESCO Dünya Mirası Sözleşmesine imza koyarak taraf olan devletler - Türkiye’de bunlardan biri - Dünya Mirası ilan edilen alanlarını insanlık adına korumakla yükümlüler. Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesi için taraf devletler, aday alanlar için başvuru dosyası hazırlayarak Dünya Mirası Merkezi’ne başvuruyorlar ve bu sürecin ilk adımı da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmak. Bu geçici listede olmak eninde sonunda kalıcı/esas listeye alınacağı yönünde bir niyet göstergesi. Daha sonra Dünya Miras Listesi’ne kabul için çalışmalar devam ediyor ve bütün bu başvurular ancak taraf devletin kabulü ve onayı ile gerçekleşiyor. Bilgi için bu ve bu bağlantılara bakabilirsiniz.

ODTÜ Kampüsü, 1961 yılında düzenlenen bir yarışma sonucu elde edilen Altuğ ve Behruz Çinici tarafından tasarlanan projenin uygulanması suretiyle ortaya çıkmış. İnşaatına aynı yıl Mimarlık Fakültesi binalarıyla başlanmış. O dönemde, hatta yarışma sırasında bile, dönemine göre oldukça öncü ve farklı olan tasarımı ile kabul görmesi zor olmuş; brütalist olarak tanımlanan Türkiye için tamamen yeni olan çıplak beton yapım tekniğiyle inşaatı da mevcut koşulları zorlayarak büyük bir adanmışlıkla gerçekleştirilmiş. İnşaatın ötesinde, bütün kampüs alanının ve çevresinin ağaçlandırılması için inşaat başlamadan öce girişimde bulunulmuş ve sonraki yıllarda öğrenciler, öğretim görevlileri, çalışanlar yani üniversite ahalisinin hepsinin katıldığı büyük bir seferberliğe dönüşen ağaçlandırma etkinliği geleneksel hale gelmiş. Bütün bu yapılanlar 1960’lı yıllarda dönemin kurucu rektörü Kemal Kurdaş’ın 2001’deki anlatımı ile “Herkes için örnek teşkil eden ve bugüne kadar varlığını sürdüren, eşi benzeri görülmemiş bir üniversite" vizyonunun parçası olarak hayata geçirebilmiş.

Bugün ODTÜ Kampüsü, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil olarak insanlığın gelişim hikayesine bir katkı olarak değeri tescil edilmekte. ODTÜ Mimarlık Bölümü’nde Kültürel Miras Koruma Lisansüstü Programı öğretim üyesi olan konuğumuz Prof. Dr. Güliz Bilgin Altınöz’e ODTÜ Kampüsü’nün Dünya Miras Listesi adaylık fikrinin nasıl ortaya çıktığını, Dünya Mirası olarak kampüsün üstün evrensel değerlerinin neler olduğunu ve UNESCO Listesine girmek suretiyle bu değerlerin korunmasının etkin bir şekilde nasıl sağlanacağını konuşuyoruz.


